Daha önceki iki yazımda, servis tekniği ile ayrıntılara girmiştik. “Kontrollü ve Etkili Servis Atmak” ve “Aynı Girişle Farklı Servis Atmak” başlıklı yazılarımızda servis ile ilgili gözlemlerimi ve önerilerimi, antrenörlerimize sunmuştum. Daha sonra da servis ve servis karşılama ile ilgili teknikleri geliştirmek açısından faydalı olabilecek çalışma örneklerini yazdım. Şimdi ise karşı sahaya geçip servis karşılama konusunda neler yapabileceğimizi incelemeye başlıyoruz.

Servis karşılamada genellikle manşet tekniği kullanılmakla birlikte, parmak pas tekniğiyle de servis karşılama yapıldığını, özellikle erkek sporcularda gözlemliyoruz.

Rakip takım oyuncusu tarafından servis kullanılarak sahamıza atılmış top, esasen tıpkı bir fiziksel kuvvete maruz kalarak uçan diğer cisimler gibi, bir yüzeye çarpıp yön değiştirecektir. Kollarımızı birleştirerek elde ettiğimiz, (bilekle dirsek arasında, ve bileğe daha yakın olan) yüzey manşet bölgemizdir. Top eğer bu yüzeye dik olarak gelirse, geldiği yönde geri dönecektir. Bizim istediğimiz bu topun pasörümüzün oyun kurabileceği şekilde onun önüne doğru yönelmesidir. Bu her zaman mümkün olmayacaktır. Çok sert ve etkili servislerde, sadece topu oyunda tutmayı hedeflediğimiz durumlar olabilecektir. Bu durumlarda pasörün, hücum eden ve dublaj yapan oyuncuların becerileri sonucu belirleyecektir.

Takımlar genellikle biri libero olmak üzere üç oyuncuyla servis karşılıyorlar. Alan paylaşımında servis karşılaması daha zayıf olan oyuncuya daha küçük bir alan bırakılıyor. Daha büyük bir alanda servis karşılamak zorunda olan oyuncular, sert ve hızlı gelen servislerde sorun yaşayabiliyorlar.

Top, kısa veya uzun servis olarak ya doğrudan servis karşıladığımız bölgeye veya fileye çarpıp sahamıza gelebilir. Buna hazırlıklı olmalıyız. Bu bekleme pozisyonumuzun önemini ortaya çıkarır.

Servisçi hazırlığını tamamlayana kadar istediğimiz şekilde durabilirsiniz. Ama servisçi topa dokunmadan önce hazır olmalısınız. Öncelikle servis atan oyuncuya dönülür. Ayaklar omuz genişliğinden biraz daha fazla açık, topuklar yerden kesik, vücut hafifçe öne doğru eğilmiş olmalıdır. Büst sabit, duruş yüksek pozisyonda, kollar yanda, dirsekler hafifçe bükülü olarak vücudun dışında olmalıdır.

Altyapıdaki çocuklarımıza servis karşılarken, topun vücutlarına çarpmasına engel olacak şekilde vücutlarının önünde, diz seviyesinin üstünde ve bileğe yakın olacak şekilde, bilekle dirsek arasında kullanılması gerektiğini anlatıyorum. Dirseklerin kilitli olmasını, kolların hareketinin omuz ekleminde olması gerektiğini, sırtlarını kamburlaştırarak topun altına girerlerse omuzlarının öne kolaylıkla geleceğini ve topun manşetle daha iyi yönlendirilebileceğini söylüyorum. Bacaklarını kullanarak topa göre konum aldıktan sonra, kollarını yandan getirerek birleştirip, topa vurduktan sonra hemen yana doğru çözmelerini ve ikinci bir hareket için hazır beklemeleri gerektiğini anlatıyorum.

Parmak pasla servis karşılarken topun arkasında olunmalı ve topa alnın yukarısında vurulmalıdır. Parmaklar iyice gergin olmalı, başparmaklar içe doğru bükülmemeli, bilekler düz tutulmalıdır. Vuruş anında topun arkasında olunmalıdır.

Not: Uzun süredir dirsekler bükülü olarak manşetle servis karşılamayla ilgili gözlem yapıyorum. Özellikle erkek sporcularda başarıyla uygulayanlar var. Ayrıntılarıyla ilgili henüz bir sonuca ulaşamadım ancak sert ve hızlı atılan servislerde daha çok kullanıldığını ve genellikle de topu oyunda tutabilmenin amaçlandığını söyleyebilirim.

Kendi servis karşılama stilleri olan pek çok üst düzey sporcu var. Şimdi antrenörlük yapan Bulgar oyuncu Plamen Kostadinov önde aldığı servislere de tıpkı yanda olduğu gibi yüksek pozisyonda ve kolları yere paralel olacak şekilde servis karşılardı. (Bizde de eski milli voleybolcu Bülent Kandemir benzer bir tekniğe sahipti.)

Çocuklarımız üst düzey sporcuları taklit etmeyi severler. Onlara basitten başlayarak öğrenmeyi benimsetmeli, sabırla ilerlemelerine yardım etmeliyiz.

Servis Karşılama Üzerine

Bu dizideki yazılar