Gerek antrenör arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde, gerekse “Voleybolda Konuşulmayanlar” adlı programlarımızda bilgilerimizin birleşmesi gerektiğini konuşup duruyoruz. Özellikle altyapı eğitiminde ortak bir dil oluşturma konusunda hepimiz fikir birliği içindeyiz. Ancak arkadaşlarımız çoğunlukla sorumluluk almakta istekli değiller. Federasyonumuzun Eğitim Kurulunun ve Teknik Kurulun görev üstlenmesi gerektiğini söyleyerek ellerini taşın altına sokmaktan kaçınıyorlar.
Mintonette’deki ilk yazımı geçtiğimiz sene 15 Eylül tarihinde yayınlanan dördüncü sayısında yazmıştım. Fiziksel olarak diğer ülkeleri yakaladığımızı, teknik olarak onları geçerek bütün ülkelere üstünlük sağlamanın hayal olmadığını söylemiştim. Bu yazıdan sonra da teknik ayrıntılarla ilgili öneriler içeren yirmiden fazla yazı yazdım. Topla ısınma çalışmaları, oyun akışı çalışmaları, servis çalışmaları, servis karşılama çalışmaları, oyun kurma ve hücumla ilgili bilgi edindiğim, gözlemlediğim ve pratikte deneyip sonuç aldıktan sonra benimsediğim uygulamaları paylaştım. Bunların büyük çoğunluğu herkesin kabul edeceği şeyler olmakla beraber, alışılmış uygulamalara aykırı gelebilecek kimi önerilerim de var. Başkaları tarafından fark edilmeyen, fark edilse bile kendilerine saklanıp paylaşılmayan şeyleri tartışmaya açmak amacıyla bunları yazdım. Diğer arkadaşlarımız da bilgilerini ve uygulamada yaptıkları çalışmaları paylaşırlarsa yararlanmak isterim. Bilgiler paylaşılıp tartışılırsa geliştirilebilir ve uygulamalardan daha iyi sonuç alınabilir. Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşıp antrenörlerimiz arasındaki işbirliğini geliştirerek en aşağıdan sistemli bir şekilde birlikte çalışmamız gerekiyor. Bunu başarabiliriz ve kısa bir zaman diliminde bütün ülkelerin önüne geçebiliriz.
Eğitim kurulumuzun başında voleybolun içinden gelen antrenman bilimci bir arkadaşımız var. Teknik kurulumuzun başında dönemin en iyi oyuncusu olan ve uzun yıllar milli takım baş antrenörlüğü yapan bir ağabeyimiz, federasyonumuzun başında milli takım antrenörlüğü yapmış bir arkadaşımız var. Federasyon yönetiminde ve diğer kurullarda sporculuk, hakemlik ve antrenörlükte başarılar elde etmiş arkadaşlarımız var. Üstelik federasyon başkanımız oyuz yıldır bir araya gelemeyen antrenörlerimizi bir araya getirerek antrenör dernekleri federasyonunun kurulmasına önayak oldu. Ortam birlikte çalışabilmemiz ve üretebilmemiz için hiç bu kadar uygun olmadı. Üstelik bu çalışmalara önderlik edebilecek uluslararası deneyime sahip ve önceliği her zaman ülkemize iyi oyuncular yetiştirmek olan altyapı aşığı bir arkadaşımız da var. Her zaman bilgi ve tecrübelerini açıklıkla paylaştı ve hatalı olduğunu düşündüğü uygulamaları değiştirerek bunu açıklamaktan da çekinmedi.
Gelecek yazılarımda daha önce yazdığım yazılarla örtüşecek şekilde etkili servis atmak, servis karşılamada başarı oranını artırmak, hücümda etkili olmak, oyun kurma, ayakta defans yapmak gibi konularla ilgili bilgiler ve ayrıntılara değineceğim. Milli takımlarımız yarışma sürecinde olduğu için, öncelikle servisle ilgili ayrıntıları tartışmaya açacağım. Çünkü en kolay geliştirilebilecek teknik bu. Dikkatimi çeken bir husus da her oyuncunun kendi benimsediği bir çeşit servis olması. Başka bir şekilde etkili servis atabildiklerine az rastladım. Halbuki her oyuncunun en az üç farklı şekilde servisi etkili bir şekilde kullanabilmesi gerekir. Bu önemli bir eksiklik ve gelecek yazılarımızda da işleyeceğimiz bir konu.