Bu bölümde en üst düzeyde oynanan voleybolda atılan servisleri inceleyeceğiz. Daha sonra da mini voleybolda kullanılan alttan servisten başlayarak her seviyede ne şekilde servis atabileceğimizi yazıya dökeceğiz.
Altyapıda maçlar oynanmadı. Federasyonumuzun düzenlediği ligler de bitti. Yeni sezona kadar olan süreçte milli takımlarımızın katılacağı uluslararası yarışmalar, en sonunda kızlarımızın yarışacağı Tokyo Olimpiyatları var. Bu nedenle milli takımlarımızda oynanan oyuncularımızın yararlanabileceğine inandığım bazı önerilerde bulunacağım. Daha sonra da milli takımımızdaki oyuncuların servislerini ayrıntılarıyla inceleyip gözlemlerimi aktaracağım. Her oyuncuyu ayrı ayrı inceleyip, servisle ilgili analizlerini de yapmayı düşünüyorum. Küçük dokunuşlarla oyuncularımızın daha etkili servis atmasını sağlayabilir miyiz?
Gazetemizin 6 Ekim 2020 tarihli 7. sayısında yazdığım “Kontrollü ve Etkili Servis Atmak” ve 20 Ekim 2020 tarihli 9. sayısında “Aynı Girişle Farklı Servis Atmak” başlıklarıyla servis konusunda iki yazı yazdım. Ana hedefimiz aynı girişle atılan farklı servis türlerini birlikte kullanarak her yöne kontrollü ve etkili servis atmak olacaktır. Bunu uzun vadede mutlaka sağlamalıyız. Ancak milli takımlarımızın yarışma sürecinde olduğu bu dönemde de yapabileceğimiz bazı şeyler var. Her oyuncumuz alışık olduğu servisini atmaya devam etsin. Sadece basit birkaç ayrıntıya dikkat ederlerse çok daha etkili servis atacaklardır. Bir şekilde serviste takımımızın daha çok sayı kazanmasını sağlayabileceğimiz gibi, ayrıca rakip takımın iyi oyun kurmasını engelleyerek kendi takımımızın blok ve defansta daha başarılı olmasını sağlayacaktır.
Smaç servis atan oyuncularımız daha az, float servis atan oyuncularımız daha fazla olmak üzere, milli takımlarımızdaki oyuncularımızın tamamı sıçrayarak servis atmayı tercih ediyorlar. Sıçrayarak atılan servislerde en önemli konu giriş açılarıdır. Sağ kolunu kullanan oyuncular, sağına doğru hafif çapraz, sol kolunu kullanan oyuncular, soluna doğru hafif çapraz olarak koşularına başlamalıdırlar. Bunu sağlamanın yolu koşuya başlamadan ayak burunlarını hafif çapraza dönmektir.
Genelde oyuncularımız topu tek kolla havaya atıyorlar. Bunu tercih etmemekle birlikte, bu atış kontrollü bir şekilde kullanılabilir. Top, kullanmadığımız elimizin avucuna oturtulur. Koşuya başladıktan sonra vuruş yapılacak kolun önüne doğru atılır. Eğer smaç servis atılacaksa topun altına girilip topa omzun üstünde dirsek düz olacak şekilde en yukarıda vurulur. Float servis atılacaksa topun biraz arkasında kalınıp, dirsek bükülü olacak şekilde ön kol ve bilek gücüyle topa vurulur. Vuruş kolu geriden gelmelidir. Bunun için ise sıçramadan önce ters ayak yarım adım önde olmalıdır.
Elbette onlara daha önce yazılarımda anlattığım, topu iki elle yanlardan tutarak attığımız servis şeklini, kendi attıkları servisle birlikte kullanmalarını öneriyorum. Gelecek yazımdan itibaren milli takım oyuncularımızın servisle ilgili özelliklerini ve bunlarla ilgili kimi önerilerimi anlatmaya başlayacağım.