Zoran Simoviç ve Zoran Gajiç benim yaşamımda önemli insanlardı. Şimdi Zoran Terziç, ilgiyle izlediğim bir antrenör olarak etkilediğim üçüncü Zoran oldu.
Simovic Galatasaray’ın yıllarca kaleciliğini üstlenmişti. Herkesin beğendiği bir sporcuydu ve kulübüne en üst düzeyde katkı sağladı. Sporculuğun yanı sıra çok iyi yürekli bir insandı. Ben Simoviç’i futbolu bıraktıktan sonra tanıdım. Doksanlı yılların başıydı. Galatasaray’ın kaptanı Erdal Keser’le birlikte ERSİM adlı bir halı saha işletiyorlardı. Birlikte çalıştığımız Sadettin Şahin, Erdal’ın babası Erol ağabeyin Sivas’tan çocukluk arkadaşıydı. Üç yıl boyunca, neredeyse her akşam oraya uğrardık. Zaman zaman Simoviç de sohbetlerimize katılıyordu. Oturuşu, kalkışı, davranışları, efendiliğiyle hepimizi nasıl etkilediği net bir şeklimde hatırımdadır.
Zoran Gajiç Arçelik takımının başantrenörüydü. Ankara’da bir antrenör kursuna ders vermeye gelmişti. Kendisinden izin alarak kursiyerlerle birlikte derslerini izledim. Anlattıklarının çevirisini Üzeyir Durak hocam yapıyordu. Ağzından çıkan her şeyi dikkatle not aldım. Daha sonra Arçelik takımıyla Ankara’ya maça geldiklerinde Semih Oktay hocamdan yardım istedim. Takımın konakladığı otelde bir seminer organize ettik ve Ankara’nın on yedi takımının antrenörleri bu seminere katıldı. Yoğun bir maç gününün ardından, gece yarısına kadar bize bilgi aktardı. Sorulan sorulara içtenlikle cevap verdi. Yine Üzeyir Hocamın çevirdiği her şeyi not aldım. 2003 yılı Eylül ayındaki antrenör kursunda smaç ve blok eğitimini nasıl verdiğini, 2004 yılının mart ayında yaptığımız seminerde de pas, servis karşılama ve defans eğitimiyle ilgili kendi yöntemlerini anlattı. Aldığım notları düzenledikten sonra broşür haline getirip çoğalttım. Ulaşabildiğim bütün antrenörlere dağıttım. Daha sonra da Ünsal Kırıcı hocam, bu notları sayfa sayfa tarayarak bilgisayar ortamına taşıdı ve bu notlar uzun süre antrenörlerimizin yararlandığı bir kaynak olarak elden ele dolaştı.
Gajiç hocanın anlattıklarında daha önce öğrendiklerime paralel görüşler de vardı, ilk defa duyduğum yöntemler de. Sağolsun, ufkumun genişlemesine büyük katkı sağladı. Seminerdeki anlattıklarının ilk bölümünü aktarmadan geçemeyeceğim: “Her kategoride çalıştım, bilgilerimi deneylerle geliştirdim. Kafamdaki bütün bilgiler nettir. Antrenman ne için yapılıyor? Hareket ne için yapılıyor. Antrenör bir hareketi ne için yaptırdığını bilmiyorsa, bu çok korkutucu bir durum. Antrenörler kendilerini sürekli geliştirmelidir. Antrenman bilimi, fizyoloji, anatomi, biyomekanik, psikoloji gibi alanlarda bilgili olmalıdırlar.”
Zoran Terziç ile ise hiç karşılaşmadım. Ne tür çalışmalar yaptırdığını bilmiyorum. Fakat yaptıklarının sonuçlarını görünce kendisine hayranlığım artıyor. Sırbistan milli takımını nerelerden alıp zirveye çıkardığını hep birlikte gözlemledik. Ondan önce, Sırbistan erkeklerde çok ileride olmasına rağmen kadınlarda vasatın üzerine çıkamıyordu. Kendi yetiştirdiği oyuncularla ülkesini hep yukarıda tutmayı başardı. Fenerbahçe’de üç yıl daha çalışacak olmasına çok sevindim çünkü genç oyunculara katkıda bulunmayı, onları geliştirmeyi önceliklerinden biri olarak görüyor. En kritik maçlarda bile onları oyuna almaktan kaçınmıyor. Türkiye’de kaldığı süre içinde birçok genç oyuncuyu Fenerbahçe’ye ve milli takımımıza kazandıracağına inanıyorum.