Voleybol, takım oyunu olmasının yanında, bireysel spor niteliklerini de taşır. Bu nedenle oyuncular tıpkı atlet yetiştirir gibi tek tek ele alınarak geliştirilmelidir. Her oyuncunun özellikleri farklıdır. Buna fiziksel hazırlık yaparken dikkat ettiğimiz gibi bireysel teknikleri geliştirirken de özen göstermeliyiz. Esneklik ve hareketliliği iyi olan çocuklarda teknik gelişim daha hızlı olacaktır. Oyuncularımızın üstün olan özelliklerini takım oyununa yansıtabilmenin yanında, zayıf olan yanlarını geliştirebilmeliyiz.
Bu yazımda, oyuncuların bireysel tekniklerine fayda sağlayacak ve kendi tecrübelerime dayanan kimi önerilerde değinmek istiyorum:
✔ Servis, smaç ve blok tekniklerini uygularken, el parmakları açık olmalıdır. Parmaklar açılır. Elin sırt kısmı gergin hale getirilerek parmaklar gerilir. Bilek yumuşak olmalı, sağa sola çevrilmeden düz tutulmalıdır. Bu, elimizde daha geniş bir yüzey elde etmemizi sağlayacak, top elimizin kenarına bile gelse hata riski azalacaktır.
✔ Parmak pas tekniğini uygularken, başparmaklar içe dönük olmamalı, diğer parmaklar ise topa yuva yapacak şekilde içe dönük olmalıdır.
Top değdiğinde ellerin geriye doğru gidip, tekrar öne doğru gelerek yumuşak bir dokunuşla pas atılabilmesi için, el bilek açısı 180 dereceye yakın olmalıdır. Elleri geriye doğru yatırarak topa vuruş yapılmamalıdır. Aksi taktirde topa vuruşumuz fazla sert olacaktır.
✔ Top bize göre konum alamayacağına göre, bütün teknikleri uygularken biz topa göre konum almalıyız. Daha sonra da topu atacağımız yere vücudumuzu döndürmeliyiz.
Hareket + denge + hareket dizisi önemlidir. Topa göre konum alıp hedefe dönmek için hareket, topa vuruş öncesi için denge, vuruştan sonra ikinci görev için hareket etmek gereklidir. Bu da oyun akışı içinde ikinci göreve hazırlanmamıza yardımcı olur.
✔ Teknikleri uygularken, vücuttaki hareket iletimi büyük eklemlerden küçük eklemlere doğru olmalıdır.
Parmak pas tekniğini ele alalım. Hareket en büyük eklem olan bel ekleminden başlamalı ve kullandığımız en küçük eklem olan el bileği eklemine doğru iletilmelidir. (Topa değmesine rağmen parmaklardaki eklemleri kullanmıyoruz.) Bazı usta pasörler, topun altına girdikten sonra sadece dirsek ve bilek eklemlerini kullanarak pas atabiliyorlar. Milli takım seviyesindeki bazı pasörlerin de hatalı olmasına rağmen en son belden yüklenerek pas attıklarını da gözlemliyoruz.
✔ Hareketli bir cismi izlerken büst olarak adlandırdığımız gövdenin üst kısmı ve baş sabit olmalıdır. Top, büst sabit olacak şekilde izlenirse topun nereye gideceği kolaylıkla anlaşılabilir.
✔ Top beklerken, dizlerimiz hafif bükülü olarak yüksek pozisyonda olmalıyız. Alçak pozisyonda beklenirse dengemiz daha iyi olur, fakat bu durumda harekete geçme kısıtlanmış olur ve topla buluşmakta zorluklar yaşanır.
Son iki maddeyi bir arada değerlendirelim.
Servis karşılamada top beklerken hem çok aşağıya çökmemeli, hem de sağa sola hareket etmemeliyiz. Mümkünse topuklar yerden kesik olacak şekilde servis atanı izlemeli, topla buluşacağımız yeri belirleyip kullanacağımız tekniğe göre yerleşerek hedefe dönüp topa vuruş yapmalıyız.
Aynı şekilde pasör arka oyuncu olduğunda, defans yapmadıysa hızla hareket ederek 2 numaralı bölge ile 3 numaralı bölge arasındaki pasör noktasına giderek topu oradan izlemelidir ki topun nereye gideceğini net olarak görebilsin ve oraya toptan önce gidip oyun kurabilsin.
Pasör ön oyuncu olduğunda da filenin açığında beklememeli, fileye değmeyecek şekilde filenin yakınında olmalıdır. Bu şekilde pasörün hareket edeceği yön, dörtten üçe düşmüş olur. Ya file boyunca öne ve arkaya doğru hareket edecek ya da soluna doğru açılarak oyun kuracaktır. Sağına doğru hareketi olmayacaktır, top üstüne doğru gelirse sıçrayarak oyun kuracaktır. Ön oyuncu olduğunda top karşı sahaya kaçarsa fileye yüzünü dönüp, kendi bölgesinde blok yapma şansı da olacaktır.