Geçen sayımızda, hemen hemen her maçta gördüğümüz ve çoğunluğu rakip takıma sayı vermekle sonuçlanan bir hadiseye değinmiştim: Pasörün filenin açığında durduğu için oyun kurmakta zorlanması. Bugün konuyu biraz daha açma gereği duydum.
Servis karşılamada çoğu zaman pasörü fileye yakın bekletip oradan oyun kurduruyoruz. Nedense daha zor toplar gelmesine rağmen, defans yapmadığı zaman yerinde bekletip, file dibine gitmesini ve oradan oyun kurmasını istemiyoruz. Bu hatalı bir yaklaşım.
Pasör ön oyuncu olduğunda topu, filenin açığında değil, file hatası yapmayacağı, fileye en yakın noktada beklemelidir. Karşı sahaya kaçmakta olan toplarda sıçrayarak oyun kurabilir, karşı sahaya kaçan toplarda da bulunduğu bölgede blok yapabilir. Pasör arka oyuncu olduğunda ise, karşı sahadan gelen topun kendi bölgesine gelmeyeceğini anlar anlamaz fileye doğru koşarak file önünde pasör noktasına yerleşip topu oradan izlemelidir. Top defanstan çıkıp arka alanda kendi defans bölgesine gelecek olsa bile, pasör noktasından oraya gidip oyun kuracaktır.
Defanstan çıkan toplar filenin açığına geliyorsa fileden açılıp oyun kurmak çok da zor olmayacaktır. Filenin üstüne gelen toplarda sıçrayarak oyun kurması mümkündür. Top karşı sahaya kaçarsa fileden uzaklaşıp ön oyuncu olan arkadaşlarının blok yapmak için yerleşmelerine olanak sağlar.
Bu dezavantajlı pasör pozisyonuna maçlarda çok sık rastlamamıza rağmen neden (bir tanesi bahsettiğim metot olan) teknik çözümler aramıyoruz bilmiyorum. Liglerimizde oynayan pasörlerin hepsini izleme şansım olmadı ancak Maja Ognjenovic dışında bu durumun bilincinde olan pasör görmedim doğrusu.
BAZI FAYDALI ÇALIŞMALAR
-Pasörünüze arka alandan kaçarak pas attırdığınız çalışmalarda, topu atıp pasörü fileye koşturmak yerine avucunuzdaki topun üstüne vurarak çıkan sesle pasörünüzün file dibine girmesini sağlayıp ona top atıp, pas attırabilirsiniz. Topu karşı sahadan defans oyuncusunun üstüne vurup, topun kendi üstüne gelmediğini gören pasörün file dibine koşmasını sağlar, defanstan çıkan topla da pas attırabilirsiniz.
- Erol Yavuz hocamın yıllar önce İtalya’daki bir seminerde öğrendiği ve bizimle paylaştığı “İkili Oyun” ve “Üçlü Oyun” çalışmaları altyapıdaki çocuklarımız için çok uygundur. İki oyuncu filenin bir tarafında, iki oyuncu da filenin karşı tarafında üç metre çizgisinin üstünde aralarında iki metre uzaklık olacak şekilde dururlar. Oyun, bir oyuncunun topu karşı sahadaki oyunculardan birinin üzerine atmasıyla başlar. O sahadaki diğer oyuncu topun kendi üstüne gelmediğini anlayarak filenin dibine girer. Üstüne top gelen oyuncu, topu parmak pasla file dibindeki arkadaşına atar. Bu oyuncu da da topu parmak pasla tekrar arkadaşının üstüne doğru atıp, file dibinden eski yerine geçer. Top önünde olan oyuncu topu karşı sahadaki oyuncuların birinin üstüne atar, oyun aynı şekilde devam eder. Top sağa sola kaçarsa top tutulup yeniden başlanır. Aynı filede iki grup yan yana çalışabilir. Önemli olan doğru biçimde topa vuruş sayısıdır. Vuruş sayıları sayılarak iki grup birbiriyle yarıştırılabilir.
Üçlü oyunda ise filenin iki yanında üçer oyuncu olmasıdır. Her iki sahada en sağdaki oyuncular pasör olur. Top ortadaki ve soldaki oyuncunun üstüne gelirse pasör hemen file dibine kadar üstüne gelen topu iki arkadaşından birine atıp eski yerine geçer. Top üstüne gelen oyuncu topu karşı sahadaki oyunculardan birinin üstüne atar. Oyun bu şekilde devam eder. Eğer karşıdan atılan top pasörün üstüne gelirse ortadaki pasör olur.