A takımında antrenörlüğün sırrı, iyi bir oyuncu grubu ve kendisine yardım edecek teknik kadroyu kurmaktan geçer. Altyapıda antrenörlük ise çocukların eğitimi ve geliştirilmesi ile ilgilidir ve uzun bir süreçtir.

A takım antrenörlüğü kendi takımının ve rakip takımların analizleri ile başlar. Öncelikle kendi oyuncularınızın ve takımınızın durumunu tespit etmeniz gerekir. Hedefleriniz için ekibiniz yeterli midir? Eksikleriniz nelerdir? İlk aşamada bunlar belirlenir. Sonrasında da kendi eksikliklerinizi tamamlayabilecek yeni oyuncular transfer etmeye yönelirsiniz. Aynı zamanda teknik ekibinizi de güçlendirmeniz gerekebilir. Yardımcı antrenörlerinizle birlikte kondisyoner fizyoterapist masör ve spor psikoloğuna ihtiyaç olacaktır. Antrenman program ve uygulamalarının yanında teknik ekibi de yönetebilecek bilgi düzeyinde olmak gerekecektir.

A takım antrenörünün yapacağı bütün işler, içinde bulunulan sezonla ilgilidir. Sezon sonunda başta konulan hedeflerin ne derece tutturulduğu incelenir ve hedefler yeni sezon öncesi yeniden belirlenir.

Altyapıda ise durum tamamen farklıdır. Öğrencileri sekiz, on yaşından başlayarak, en az 8-10 yıllık planlamayla birlikte takip etmek ve uzun vadeli hedefler doğrultusuna uygulamalar yapmak gerekir. Genç antrenörler de altyapı antrenörü olarak yetişmek istiyorlarsa, usta altyapı antrenörlerinin gözetimi ve yönlendirmesiyle bu sürecin her aşamasında çalışmak durumundadırlar. Oyuncular şu şekilde gruplanabilir: 8-10 yaş, 10-12 yaş, 12-14 yaş, 14-16 yaş. (Aralarında iki yıldan fazla yaş farkı olmayacak şekilde grupları değiştirebilirsiniz.) Son grup artık A takımda oynamaya aday olan oyunculardır. Bu oyuncular, A takım antrenörleri tarafından izlenmeye başlanmalıdır.

Ülkemizin voleybolunda maalesef az sayıda kulübümüzün dışında doğru bir altyapı örgütlenmesi olduğunu söylemek pek mümkün değil. Kulüp yöneticilerimiz çoğu zaman sorumluluktan kaçarak, altyapıların yönetimini de A takım başantrenörlerine yıkıyorlar. Büyük çoğunluğu altyapılarda çalışmamış olan arkadaşlarımız, tamamen farklı bir alanda yetki kullanmak zorunda kalıyorlar. Sürece yeterince hakim olmadıkları için de üstlerine kalan bu görevleri layığıyla getirmeleri mümkün olmuyor. (Elbette uzun yıllar altyapılarda uğraş verdikten sonra A takımlarda görev yapmaya başlayan arkadaşlarımız da var, ancak sayıları ne yazık ki az.)

Son olarak Cengiz Göllü hocamın verdiği ve antrenörlük kariyerimin önünü açan öğüdünü size aktarıyorum: “Uzun yıllar çalışabileceğin bir kulüp bul ve sabırla çalış. Kulüpten kulübe gezerek antrenörlük yaparsan sporcuların eksiklerini görsen bile onları yetiştirmeye ve kendini geliştirmeye zamanın yetmez”. 2014 yılında aramızdan ayrılan değerli hocamızı rahmetle anıyorum.

Saygılarımla